Şirketten kural dışı para çekene af mı geliyor?

para

şirketten kural dışı para çekene af mı geliyor, Genelde bir şirketin tek bir sahibi değil, birden fazla ortağı vardır. Zira Anonim Şirketi ve Limited Şirketi gibi unvanlara sahip olmak için belli sayıda ortak sermayeniz olması gerekiyor. Ancak şirketin kasası ortak maldır ve her ortağın burada hakkı vardır. Yine de hak olmasına rağmen kimse, ana ortak bile kafasına göre kasadan belli şartlar olmadığı takdirde para alamaz; bu şartlar anayasa kanunlarıyla belirlenmiştir. Torba Yasa’yla birlikte bu soruna yeni bir düzenleme daha geliyor gibi. İşte Ekrem Öncü’nün kaleminden dökülen o yazı.

 

Şirket ortaklarının şirket kasasından para çekmelerinin bir kuralı vardır. Bu kural da kanunda yazılıdır. Peki bunu çiğneyerek yani kanunda belirtilen sınırlar dışına çıkıp şirket kasasından gelişi güzel para çekmenin karşılığı nedir? Bunun cezası da kanunda belirtilir… Ancak konumuz bu değil. Konumuz, Torba Yasa. Ve Torba Yasa’nın bu cezayla olan ilişkisi. Ekrem Öncü, The Lira’daki köşesinde bu ince ayrıntıyı kaleme aldı. İşte o yazı…
 
Şirketten para çekenler için torba kanunla TTK uyarınca da af gelmekte midir?

Bilindiği üzere Yeni TTK’nın 358’inci maddesi ile şirket ortaklarının şirketten belirli şartlarla borçlanmalarına imkan tanınmıştır. Kanunda belirtilen şartları yerine getirmeksizin şirketten para çekenlerin cezası da yine TTK’da düzenlenmiştir. Bilindiği üzere ülkemizde yaygın uygulama olarak birçok şirket kurulur, asgari ödenmesi gereken sermayeyi ortaklar öder ve kalan tutar taahhüt olarak devam eder. Taahhüd edilen sermaye ise zamanında ödenmez. 
 
Diğer yandan şirket ortakları şirketi ayrı bir tüzel kişilik olarak görmezler ve şirket parasını rahatlıkla kullanırlar. Bugünkü yazımızda hangi koşullarda şirketten para çekilebileceğini, şartlar yerine getirilmeksizin para çekilmesi halinde bunun cezasının ne olacağını ve Torba Yasanın bu cezaya etkisi olup olmayacağını  ele alacağız. 
 
HANGİ KOŞULLARDA ŞİRKETTEN PARA ÇEKİLEBİLECEKTİR? 
 
Yeni TTK’nın 358’inci maddesine göre;
 
–  pay sahipleri sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borçlarını ifa etmedikçe ve
 
–  şirketin serbest yedek akçelerle birlikte karı geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olmadıkça şirkete borçlanamazlar.
 
 
Bunun anlamı şudur, anonim şirketlerde taahhüt edilen sermayenin yüzde yirmibeşi (%25) tescilden önce ve gerisi de şirketin tescilini izleyen yirmidört (24) ay içinde ödenecektir (TTK Md. 344) (SPK hükümleri saklıdır). TTK 585 uyarınca aynı düzenleme limited şirketler için de geçerlidir. Yani limited şirketlerde de sermayenin %25’i peşin ödenecek, kalanı ise 24 ay içinde ödenecektir.
 
Örneğin bir şirket 01.01.2012’de 50.000.-TL sermaye ile kurulmuş ise ve bu tutarın 12.500.-TL’si kuruluşta ödenmiş ve kalan tutar da  01.01.2014 tarihine kadar ödenmiş ise şirketten para çekerken bu şart sağlanmış olur. Ancak 01.01.2014 tarihi itibariyle taahhüd edilen sermaye ödenmemiş ise 01.01.2014’ten itibaren şirketten para çekilemeyecektir. Çekilecek olur ise cezai yaptırımla karşılaşılacaktır. 
 
Hemen belirtelim ki, taahhüd edilen sermayenin yerine getirilmesi konusu her bir ortak bazında ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Yani taahhüdünü iki yıl içinde yerine getirene ceza kesilmeyecek iken, taahhüdünü yerine getirmeyene ceza kesilebilecektir. 
 
Şirketten para çekmenin ikinci şartı da, şirketin serbest yedek akçelerle birlikte karı geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olmadıkça şirkete borçlanılamayacak olunmasıdır. Bu konu detaylı şekilde önceki yazılarımızda ele alınmıştır.
 
ŞARTLAR YERİNE GETİRİLMEDEN ŞİRKETTEN BORÇLANILACAK OLUNUR İSE BUNUN CEZAİ YAPTIRIMI NE OLACAKTIR?

Yeni TTK’nın cezaları düzenleyen 562’nci maddesine göre, 358’nci madde düzenlemesine aykırı olarak pay sahiplerine borç verenler üçyüz günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılacaklardır. 
 
Adli para cezası ise, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (TCK) 52’nci maddesi ile düzenlenmiştir. Buna göre, adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
 
En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsî hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir. 
 
Bu durumda şartlar sağlanmadan şirketten para çekilmesi halinde, Yeni TTK’nın 562’nci maddesi uyarınca üçyüz günden aşağı olmamak üzere adli para cezası verilecektir. Adli para cezasının üst limiti yediyüzotuz gündür. Adli para cezasının miktarı ise en az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirasıdır. Kesilecek ceza tutarı en az (300×20=) 6.000.-TL ve en fazla (730×100=) 73.000.-TL olacaktır. 
 
Hakim, vereceği kararda en az 6.000.-TL olan cezayı verebileceği gibi, en fazla 73.000.-TL olan para cezasını ya da bu cezalar arasında bir para cezasını da verebilir. Cezanın ödenme şekline de hakim karar verecektir. 
 
Hâkim, ekonomik ve şahsî hâllerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler hâlinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.
 
TORBA YASADAN YARARLANACAKLARA TTK UYARINCA CEZA KESİLEBİLİR Mİ?
 
Torba Yasa Tasarısına göre şirketten para çekip ödemeyen ortaklar için %3 ödeme yapılarak konu vergisel bakımdan affa uğramış olacaktır. Ancak kanaatimce aynı şey TTK bakımından söylenemeyecektir. Konunun TTK bakımından da af niteliğinde olması için Torba Yasaya ekleme yapılmalıdır. Aksi türlü yukarıda belirttiğimiz cezalar TTK hükümlerine göre kesilebilecektir.  (Ekrem Öncü – The Lira)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir